Papalık şehri Avignon

Fransa – Avignon

Avignon, city of the Popes
palais-des-papes-festivalLavanta tarlaları, şarap bağları ve Orta Çağ’dan kalan duvarları aşarak giriyorum Avignon şehrine. İlk görüşte gözüme küçük gelen bu şehrin aslında tarihte öneminin ne kadar büyük olduğunu bilerek keşfetmeliydim Avignon’u.

Avignon, Fransa’nın Provence-Alpes -Côte d’Azur bölgesinde, Rhone nehri kıyısında kurulmuş küçücük bir ortaçağ şehri. 14. yüzyılda Papa V. Clemens döneminde Papalığın merkezi Avignon’a taşınmış ve 1309-1378 yıllları arasında papalık Hristiyanlığın başkenti Avignon’da sürmüştür. Bu geçen süre içerisinde Avignon’da yedi papa seçilmiştir.

Papalık Sarayı ile ilk karşılaşmam gece karanlığına denk geliyor, soğuk, sisli, puslu havanın içerisinde tüm heybetiyle karşılıyordu beni bu büyüleyici saray. Vatikan’daki San Pietro’nun kubbesinin tam tersine binalar burada sivri bir şekilde göğe yükseliyordu. Bu mimari farklılık sanki bize Büyük Schisma’yı anlatmaya çalışıyordu. Büyük Schisma’nın anlamı Batı Bölünmesi veya Katolik Bölünmesi olarak bilinir, Schisma aslında Yunanca kökenli bir kelime olup tam anlamı “ayırmak”tır. Katolik Kilisesi’nin içindeki teolojik, politik ve yönetimsel sorunlardan dolayı oluşan bu bölünmeden sonra Papalık Avignon’a taşınmış, bunun sonucunda Roma Katolik kilisesi ve Doğu Ortodoks kilisesi aralarındaki bütün bağları koparmıştır. Tüm günün vermiş olduğu yorgunluğa daha fazla dayanamayıp Avignon’nun sabahına uyanmak için veda ediyordum Papalık sarayına.

Gündüz gözüyle Avignon’da tüm renklerin büyülü tonları hakimdi, Rhone nehrin’i, şarkılara konu olmuş Pont St. Bénézét ‘i görmem lazım diye başlıyorum güne.

Pont St. Bénézét, yaşanan sel felaketleri sayesinde yarım kalmış olan bu köprü ilk yapıldığında 22 kemerden oluşuyormuş, Papalık döneminde Papalık şehrini Fransa’ya bağlayan sınır görevini üstlenmiş, şimdiyse Fransız okullarında çocuklara öğretilen şarkısıyla ünlenmiştir.

Sur le pont d’Avignon
L’on y danse, l’on y danse
Sur le pont d’Avignon
L’on y danse tous en rond

Avignon köprüsü üstünde ne güzel dans edilir hep
Avignon köprüsü üstünde dönülür halka halka

Gözün alabildiğine uzanan lavanta tarlaları Avignon’a bambaşka renk katıyor, gökyüzünün maviliği ve lavantanın moru sanki bize müzede asılı duran bir tablodan sesleniyordu. Paul Cézanne’nin doğduğu topraklarda onu anmadan dönmek olmazdı. Paul Cézanne 19 Ocak 1839’da Aix-en-Provence’ta dünyaya gelmiş, ünlü Fransız empresyonist ressamdır. “Bu ölü renkler ve tuhaf insan silüetleri hamile bir kadının çocuğunu düşürmesine yol açabilir” cümlesiydi belki onu köyüne, Aix-en-Provence’a geri döndüren. Başarısız olduğunu düşünenlerin tam aksine hiç bir zaman resim yapmayı bırakmayan Cézanne’nın tabloları gibiydi bu güzellik.

Akdeniz’den Hindistan’a kadar uzanan geniş bir alanda yetişen lavantayı Avignon’nun ruhu yapan neydi sorusunu sormadan edemiyordum. Sokakları buram buram lavanta kokan bu şehirde lavantanın büyüsünden sarhoş olmamak elde değildi.

Reklam

İlk Yorumu Yapan Siz Olun..

Bir Cevap Yazın