Lohusalık Sendromu

Her anne bebeğini dünyaya getirmesiyle birlikte hamileliğinin de vermiş olduğu yorgunluk vb. durumları ardında getirerek birçok hormonal, bedensel, psikolojik ve fizyolojik değişiklik yaşar.

Özellikle ilk gebeliklerde görülme olasılığı çok sık olan lohusalık depresyonu denilen sendromun birçok alt dinamikleri ve tetikleyici sebepleri vardır.

Bunların başında;

  • Annenin doğumdan sonraki sağlık durumu (ağır dikişler, uzun süren ve yoğun olan kanamalar vb. endişe verici sağlık problemleri)
  • Annenin birden içine düştüğü yaşamsal değişikliklerle baş ederken desteksiz ve yalnız kalması (ev işleri, bebeğin bakımı, uyku vs. İhtiyaçları için evde yalnız kalması ve yetişemiyor olması)
  • Daha önceki dönemlerinde depresyona yatkınlığı
  • Erken doğum, zorlu gebelik ve sağlıklı olmayan bebekler
  • Eşi ile arasındaki duygusal bağın zayıf olması ve maddi manevi destek görememesi
  • Kendisini bebeğine ve eşine karşı yetersi hissetmesi
  • Evli olmama
  • Küçük yaşta anne olma
  • Psikolojik olarak hazır olmadığında ya da eşle birlikte istekle ve uyumla karar verilerek yapılmadığında.

Gibi annenin hayatında olabilecek birçok olumsuz faktör onun bebeğiyle geçireceği ilk ayları yakından etkilemektedir. Aslında anlaşıldığı üzere bu süreçteki depresyonun gebelikten çok yaşam şartları ve çevreyle olan uyumla tetiklendiğini görüyoruz. Bu yüzden her zaman sorunun kendisinden çok kaynağına odaklanılmalıdır. Bu süreçte anneleri zorlayan ne varsa giderilmesiyle birlikte lohusalık sürecide keyifli hale dönüşecektir.

Kendi çabalarınızla üstesinden gelemediğiniz, bebeğinizin bakımını aksatacağınız boyutta kötü hissettiğiniz durumlarda mutlaka doktor desteği almalısınız. Bazen ilaç desteği gerektiren durumlar olabilir. Annenin sinir sistemini güçlendirecek bazı vitamin takviyelerine ya da sakinleştiricilere ihtiyacı olabilir. Annedeki bu ihtiyaçların tespit edilmesi ve giderilmesi için doktor desteği almak şarttır.


Reklam

İlk Yorumu Yapan Siz Olun..

Bir Cevap Yazın