Haziran uğurlaması

Haziran ayını çok severim. Bu ayın 30’unda doğdum.
En büyük aşkımla yıllar önce bu ayda, mezun olmadan hemen önce bir araya geldim. Çeşme, Yıldızburnu ne güzeldin. Şimdi güzel bir anı olarak kalsa da hep iyi ki dedim.
Yatılıyken evime bu ayda dönerdim, üniversitede yaz okulu ile işler değişti tabi:) Ama yine de bu ayda mezun oldum. Herkese telefon edip; mühendis bir kızın, mühendis torunun, mühendis sevgilin,….var dedim. Artık kimin neyiysem tek tek aradım. Dile kolay İşletim Sistemleri’ni geçmiştim. Ah ah bizim derdimizden Koltuksuz soyadını tanıyanlar anlar ancak 🙂 Müziksiz geçer mi peki hayat? Bilen bilir Maroon 5’ı çok severim. İş çıkışı arabaya atlayıp Neco’yla Antalya’ya konserlerine gittiğimizde yine bir haziran günüydü. Park yerinden konser alanına 20 dakika kadar koşup, konserin sadece 45 dakikasına yetişsek bile hayatım boyunca hiç unutmayacağım bir anı oldu benim için. “Kimseye söylemeyelim gülerler valla” dedik de, kalbimiz temiz işte durur muyuz? Döner dönmez gülelim diye herkese kendimiz anlattık tabi:) Konser çıkışı direkt Milas’a dönmek ve ertesi gün işe gitmek birkaç günlük travma ve hafıza kaybına neden oldu yorgunluktan ama olsun bir süre sonra şarkılar falan hep geri geldi:)
Demem o ki Haziran, yerin hep ayrı bende. Kim bilir kaç güzel anın var, bazen bir koku ile bazen bir resim ile aklıma gelen ve beni gülümseten.
Hep güzel haberler alırım sen geldiğin zaman. Hep çok şanslıyımdır ama sen ayrı bir iyi gelirsin bana.

Güle güle git seneye kısmetse görüşmek üzere…

Reklam

İlk Yorumu Yapan Siz Olun..

Bir Cevap Yazın