Amsterdam’da Magic Mushroom Macerası

amsterdam-mushroom

Bu Mantar Başka Mantar

Eğer Amsterdam a bir seyahat planlıyorsanız, mantar hakkında genel bilgi şart 😉 Yazıma konu olan Magic Mushroom yani Sihirli Mantar’ın ne olduğundan başlamalıyım. Amstredam’a has olan, yenildiği zaman kısa süreli hayal ve halüsilasyonların görülmesine neden olan bir mantar çeşidi. Eski dönemlerde insanlar Magic Mushroom yedikleri zaman sanat değeri yüksek soyut resimler yaparlarmış. Ancak şunuda belirtmeliyim ki Magic Mushroom artık Amsterdam da legal değil, çünkü bu mantarların dozajını ayarlamak mümkün değilmiş. Ancak yerine benzeri olarak geçen  Magic Truffle öneriyorlar size, bu da yine benzer özelliklere sahip ancak kontrol altında üretilebilen, satılabilen ve ülkede legal bir yer-mantarı.

Magic Mushroom, Sihirli Mantar..

Amsterdam’a giden herkese söylenir “Magic Mushroom” ( sihirli mantar ) yemeden gelme diye. Üniversite dönemimde, ben tez peşinde koştuğum için katılamamıştım ancak arkadaşlarım grupça Amstredam’a bir gezi yapmışlardı. Döndüklerinde anlattıkları hikayeler inanılır gibi değildi. Kahkahalarla onları dinliyorduk.. Anlatırlarken tekrar tekrar yaşıyorlardı.

Bu seyahatte arkadaşlarımdan bir tanesi, Amsterdam’da şehir merkezine iner inmez “evlere bak çikolata gibi” diyor ve bu beynine kazınıyor. Mantar yedikten sonra bilinçaltında kalan bu yorum devreye giriyor ve evleri çikolata sanıp saldırıyor =)  Tam bir Hansel ve Gretel masalı gibi. 🙂 Arkadaşı zor kendine getirebilmişler…

Bir diğer arkadaşım,  kendi arkadaş grubunun yanından jet hızında fırlayıp koşmaya başlıyor , bu duruma şaşıran ekibin diğer üyeleri ,zor yakalamışlar ve nereye gittiğini sormuşlar. Her şey normal ve çok mutluyken birden bire kollarının devasal şekilde büyüdüğünü gördüğünü , iki kolununda 3 er metre uzadığını , insanlara çarpmamak için koşup kaçmaya çalıştığını anlatmıştı arkadaşımızda =)  Tabi biz bu seyahat deneyimlerini dinlerken çok eğlenmiştik .

O zamanlar Amsterdam’ı yazmıştım kafamın köşesindeki gezilecek yerler listeme.

Doğum Günü Hediyesi: Amsterdam Seyahati

Evlendikten sonra, eşimin bu sene ki  doğum gününde bir türlü istediğim gibi bir hediye bulamamıştım. İstediği bir şey yoktu ancak ilk evlilik yılımızda kutlayacağımız ilk doğum günü olacaktı. Özel ve unutulmaz olmalıydı her ikimiz içinde.

O akşam işten çıkıp doğum günü için yemeğe gidecektik. Birden plansızca  girdim –skyscanner– sitesine ve 2 tane Amsterdam bileti aldım, çıktım.  Sonrasında eşime biletleri hediye edince o da benim kadar heyecanlanmıştı. =)

Ve Amsterdam..

20 gün sonra Amsterdam’daydık. =) Gelmişken içimde kalan şu mantarları denemeden ayrılamazdım. Ama elimde gitmiyordu bir yandan korkuyordum başımıza ne gelir,  ne olur diye.

3. Shop  önünde kararımı verdim ve  “deneyeceğim artık” dedim. Korktuğum için normalde 20 gramı bir kişi rahatça tüketebilirken, eşimle ben 20 gramı ikiye bölüp beraber yedik. Sonrasında hemen kaldığımız otel odasına çekildik ki herhangi bir şey olursa kontrolümüzü kaybetmeyelim diye, acil durumlar içinde ayılmayı hızlandıran  portakal suyu ve çikolatamızda masanın üzerinde hazırdı. Baktık bize olan bir şey yok, 10’ar gram bir şey yapmadı deyip sokağa attık kendimizi. Mağazalara giriyoruz geziyoruz ve fazlasıyla normaliz. Girdiğimiz bir hediyelik eşya dükkanında, ışıklı aynalı dönen cama takılınca gözüm, anladım ki etkisi geliyor yavaştan mantarın.

Dedim ki madem etkisi gelmeye başlıyor Vondelpark’a gidelim orda olsun ne olacaksa. Orası da cennet gibi, büyük bir gölün olduğu muhteşem bir doğal yaşam parkı.(Burayı da gezmenizi ayrıca tavsiye ederim)

Yolda Michael Kors’a ve Hard Rock’a  uğramışız hatırlamıyorum , odamız yakın diye birde odaya uğrayıp aldıklarımızı otele bırakmayı başarabilmişiz.

“Jurassic Park”

VONDELPARKSonra  Vondelpark’a geldik. Sohbet ediyoruz gölün yanında, birden tepemizden bir şey geçti ve tiz bir kuş sesi çıkarttı, bir baktım Jurassic Park’tan kaçmış, dinozor neslinden gelmiş bir kuş… Eşimi dürtüp “gördüğümü görüyor musun?” demişim ama hatırlamıyorum, o da aynı şeyi görmüş ki çok net tasvir edebildi ( dişlerine kadar ).

Daha sonra eşim sürekli kafası gökyüzündeki kuşlarda,  bende sürekli gülüyorum, en sonunda Hard Rock Cafe de kocaman bir tatlıyı tek başıma yediğimi hatırlıyorum ve ayılmışım =) Bütün bu yorgunlukla odamıza geri döndüğümüzde , bir de ne görelim, oda alışveriş torbası dolu. Biz mantarın etkisiyle inanılmaz bir alışveriş yapmışız ama bilinçsizce…

“Mantarın Cebe Zararı”

Eşimle birbirimize baktık birbirimize ve “nasıl olur?” dedik, ikimizde hatırlamıyoruz. Sonrasında paketleri açıp bakıyoruz, baktıkça aldıklarımızı hatırlamaya başlıyoruz ama arada bariz boşluklar var, flashback gibi kareler geliyor gözümüzün önüne.

Michael Kors’ta Gay bir satıcının eşime fazla yakınlık göstermesi ve onun bunu o anda anlayamaması  vb. hatırlamadığımız boşluklar dolmaya başladıkça bizde deli gibi gülmeye başladık. En sonunda eşim “mantarın cebe zararının olabileceği asla aklıma gelmezdi” yorumunu yaptı.  =) Demek ki olabiliyormuş…

Edindiğim tecrübeden anladıklarım:

  • Gerçek Magic Mushroom bulamazsınız zaten onu unutun. Magic Truffle’lar daha güvenli çünkü dozları ayarlanarak paketleniyor ve satıcıdan istediğinizde buzdolabından ufak bir kutu çıkarıyor size.
  • Mantarla sokağa çıkmanın bir yan etkisi yok hatta çıkın daha çok eğlenirsiniz.
  • Yanınıza bir miktar nakit alın ama kredi kartı asla. Sonra aldıklarınızdan çok pişman olabilirsiniz çünkü.
  • Kullanım talimatına gelirsek, mantar yemenin kendine has bir raconu varmış. Mesela mide asla dolu olmayacak en son 2 saat önce yemek yenmiş olması lazımmış. Dolu mide ile yenir ise hem etkisi  daha geç gelir hemde mide bulandırabilirmiş.
  • Mantar öyle düşündüğünüz gibi 1 tane o annemizin soydukları, yemek yaptıkları gibi değil. Minik minik nohut tanesi gibiler ve gerçekten çirkin gözüküyorlar ama tatları salatalık gibi daha doğrusu acura benziyor tadı. Tadı çirkin olana denk gelirseniz bir bardak su yada elma suyundan yardım alabilirsiniz.
  • Yaklaşık 6 farklı çeşidi var bu mantarların hepsinin etkisi birbirinden farklı. Mesela bizim denediğimizde etrafı parlak gösteriyordu hiç halüsinasyon görmedik diyebilirim dinozor dışında =) Ama çok mutlu ve neşeliydik.
  • Atıyorum Bad trib’e girdiniz çikolata veya portakal suyu ayılmanızı sağlıyor. Ama kötü tribe girmeniz için moralinizin fena bozuk olması gerekiyor ve o haldeyken mantar yememeniz konusunda zaten mağazadaki adam uyarıyor.

Mantar güzel bir şey ama Amsterdam’da. “What happens in Amsterdam, stays in Amsterdam “ başlığı altında kalması gereken bir şey kesinlikle 😉

İyi Yolculuklar..

Reklam

Amsterdam’da Magic Mushroom Macerası için 2 yorum

  1. Benim ilk deneyimimde bizim eve Zorro gelmişti,sabaha kadar dövüştük kılıçlarla birbirimizi doğradık,sabah uyandığımda elimde süpürgenin sadece sapı kalmış,evin her tarafı süpürge kırıkları ile doluydu,iki saat evi zor temizledim😆😆😆

Bir Cevap Yazın